Ne için yaşıyorsun?
Önce bunun farkına varman gerek. Yaşadıklarına dönde bir bak istiyorum sayın okur. Hayatta sevdiklerimiz ve bizi mutlu eden şeyler sürekli değişmektedir. 1 günde bile fazlasıyla kendi içimizde değişkenlik gösterebiliriz. Sen gündelik hayatında neler yapıyorsun?
Dur tahmin edeyim, ailen, arkadaşların veya sevdiklerinle zaman geçiriyorsun. Bir seçenekte de yalnızlığı sevdiğini düşündüğün için yalnız başına zaman geçirmek var, ya da etrafında ki kötü insanlar seni öyle bıktırdı ki yalnızlığı seçtin . Belki kitaplara daldın, belki derin düşüncelere, belki de hatalarına takılı kaldın. Her neyse diyeceğim şu sayın okur, hayatta hep kendimizi mutlu eden şeylerin peşinden gideriz. Saygı duyulmak ve taktir edilmek isteriz. Hayat yaşama amacımızın altında da her daim bizi mutlu eden o şeylerin peşinden koşmak ve onları yakaladıktan sonra bırakmamak var. Kısa ve net olarak mutlu olmanın adımı, hayatın bile mutluluklar üzerine kurulduğunun farkına varmaktır.
Eğer dediklerimi tam anlamıyla anlayıp, hissedebildiysen sayın okur, ikinci adımımıza sıra geldi demektir. Hayat yaşama amacının farkına vardıktan sonra hatalarına takılı kalmayı, üzüntüleri,hırsı, kin ve nefreti bir kenara bırakman gerek. Aslında seni asıl mutsuz edenler bunlardır. Bir şeyleri başarmak için çok uğraşıp gereğini yaptıysan ve olmadıysa demek ki olmaması gerekiyordur.Bu aynı zamanda evrende ki yolunda ilerlerken yanlış yola saptın demektir. Şu ana kadar seni mutsuz edenleri, kin beslediklerini ve nefret ettiğin kişileri affet. Biliyorum nasıl affedeceğim diyorsun sayın okur. Böyle söyleyince de hemen affedilmiyor evet bunu da biliyorum. Ama dur bir saniye affetmekten kasıtımı açıklayayım. Afettemekten kasıtım onları öyle kabullenmek. Sadece onları öyle kabullen ve hayatına bak. Çünkü sen bu tarz duygular beslesen bile onlar değişmeyecek, aksine kendine zarar verip mutsuz olacaksın. Her ne yaşadıysan biliyorum zor şeyler, her yaşanmışlığın kendinisine göre zorluğu vardır ama geçmeyecek ve alışılmayacak hiç bir şey yoktur sayın okur. Ve sen bunları yaşadığın için çok şanslısın. Neden mi?
Çünkü seni sen yapan şeyler yaşadıkların ve hayatında ulaştığın dönüm noktalarıdır. Sana olgunluk katan şey yaş falan değildir ve yaşa takılı kalmak, saçmalıktan başka hiç birşey değildir. Seni sen yapan şey yaşadıklarındır aslında. Ve her yaşadığından, her hatandan, her doğrundan bir ders çıkartırsan işte o zaman hayatın farkına varmaya başladın demektir sayın okur.
Evet, ikinci adımıda anlayıp, hissedebildiysen üçüncü adımımıza sıra geldi demektir. Evrenle aranda olan bağın farkına varmalısın. Bu bağı düşüncelerinle sen yönlendirirsin. Hayatta hep ya kötü olursa dediklerimiz başımıza gelmiyor mu?
En basit örnek şu olur, otobüste boş yer olsun evet inanıyorum dediğin ve tam anlamıyla bunu hissettiğin zaman boş yer olmadı mı?
Ya da farklı bir konuda aynı şekilde. Evet oldu ve bunu görmemek gerzeklik olur açıkçası. Sen çok akıllı ve zeki bir insansın sayın okur. Sırf sen beni oku diye söylenmiş boş bir söz değildi bu. Ciddiyim, akıllı ve zeki bir insansın ki bu bölüme kadar gelebilmişsin. Çoğu şeyin farkına varabilmişsin demektir bu. Seni tebrik ediyorum sayın okur. Üçüncü adımı da anlarsan ve hissedersen, bu yazıyı okumadan önce ki halinle, okuduktan sonra ki halinin farkını zaman geçtikçe göreceksin. Ve emin ol mutluluk sana çok iyi gelecek. Her şey bitmedi sayın okur 4. adımdan başlayarak farklı yazılarımda da devam edeceğim. Şimdilik benden bu kadar. Kendine iyi bak ve dediklerimi asla unutma. Hayat çok güzel ve her şey yaşamaya sonuna kadar değer. Bir diğer yazımda görüşmek üzere sayın okur. Selametle.